| BALKANLAR’DA
YAŞANAN ÇATIŞMALARIN ÇÖZÜMÜ,
TÜRK’ÜN DÜNYA NİZAMINDA SAKLIDIR
Bugün
Makedonya’da, Kosova’da ve Bosna’da yaşananları anlamak ve
çözüm yollarını bulmak için Türkiye’nin bölge ile tarihi bağlarını
doğru tespit etmek gerekir. Balkanlar’da Kanuni Sultan Süleyman’ın
Belgrad’ı almasıyla sağlamlaşan Osmanlı hakimiyeti, bölgeye
asırlar süren bir istikrar ve barış getirmiştir. Din, dil
ve ırk bakımından çok karışık bir yapıya sahip olan Balkanlar’daki
bu istikrarın nedeni ise Türk Milleti'nin özünde var olan
ve Türklerin İslam'ı kabul etmesiyle birlikte asıl kimliğini
bulan ahlak anlayışıdır. Kuran'da emredilen bu ahlakın başlıca
özellikleri, dürüstlük ve mertlik, zulümden ve haksızlıktan
uzak durmak, adaleti her zaman ayakta tutmak, hoşgörüden ve
uzlaşmadan yana olmaktır.
Belki
bugün Devlet-i A'li Osmaniye yoktur, ama Balkanlar'ı bir uçtan
diğer bir uca kat eden bir Türk-İslam kültürü ve medeniyeti
onun mirası olarak hala ayaktadır. Sayıları 10 milyonu bulan
Balkan Müslümanları, Edirne'den Bihaç'a kadar uzanan bir hat
üzerinde yaşamaktadırlar. Dahası, bu hat üzerinde bazıları
1878'den bazıları ise 1912'den bu yana direnmektedirler. Tek
umutları ise bir gün eski huzurun, barışın ve düzenin yeniden
kurulması, güçlü bir birliğin tesis edilmesidir...
Türkiye'nin liderliğinde oluşturulacak
bir birlik, hem çatışmaların sonu olup bölgeye kalıcı barışı
getirecek, hem de Balkan halklarının umutlarını huzura kavuşturacaktır.
Dünya tarihinin en güçlü devletlerini kurmuş, tüm Akdeniz
ve Ortadoğu coğrafyasına nizam vermiş olan Türk Milleti'nin
aramış olduğu çözüm ve çıkış yolları, kendi tarihinde mevcuttur.
|