| CİHAN HAKİMİYETİ TÜRK’ÜN
FITRATINDA VARDIR
Batılı
ülkelerde birer birer gündeme getirilen sözde Ermeni Soykırımı
iddiaları, Türkleri dünya üzerinden silmek isteyen Darwinci
zihniyetin bir devamıdır ve gerçeklerle bağdaşmamaktadır.
Oysa Batılı devletler de Türklerin adaletli, vicdanlı, yüksek
karaktere sahip, merhametli ve hoşgörülü ahlakını çok iyi
bilmektedirler.
Necip Türk Milleti 6
asrı aşkın süren şanlı tarihiyle bu üstün ahlakını tüm dünyaya
kanıtlamıştır. Soykırım iddialarına verilebilecek en güzel
yanıt işte bu tarihtir. Çünkü bu kadar uzun süre her dilden,
dinden ve ırktan insanı dostça, kardeşçe, barış ve hoşgörü
içinde huzurlu bir şekilde yönetmeyi başarmış yegane millet
Türklerdir. Bu gerçeği bizzat yabancıların ağzından dinlemek
de mümkündür:
İsveç kralı XII. Charles’ın
Türkiye’ye sığınmak zorunda kaldığındaki izlenimleri şöyledir:
"Şefkatin, cömertliğin,
asaletin, nezaketin esiriyim. Türkler beni işte bu elmas
bağa sardılar. Bu kadar şefkatli, bu kadar nazik bir milletin
arasında hür bir esir olarak yaşamak, bilsen ne kadar tatlı!...."
18. yy’da Osmanlı topraklarında
yaşayan Comte de Bonneval:
"Çünkü Türkleri
seviyorum. Onlar (sanki) cennetten bir köşe olan bu eşsiz
memlekete yakışan eşsiz insanlar. Yaratılışlarında gökyüzüne
mahsus bir yücelik, gönül alışlarında ise bir tevazu var.
Bu büyük ruhlu milletin arasında vatanımı unutmaktan korkuyorum.
Vatan aziz ve pek aziz. Lakin Türkler de aziz ve çok aziz."
Fransız
şair Lamartin:
"Türkler bir
ırk ve bir millet olmak haysiyetiyle yeryüzünün en şerefli
insanlarıdır. Karakterleri pek asil ve yücedir... Asaletleri
alınlarında ve amellerinde yazılıdır... Bütün hareketleri
asilanedir ve vecd ile yaşayan duygulu bir millettir. Onların
yurdu efendiler diyarıdır, kahramanlar, şehitler ülkesidir.
Bence insaniyete şeref veren böyle bir milletin düşmanı
olmak insanlığın düşmanı olmaktan farksızdır. Böyle bir
lekeden Allah beni korusun."
Daha bunlar gibi pek
çok hükümdar, devlet adamı, tarihçi ve siyasetçi benzer
ifadelerle Türkler hakkındaki görüşlerini dile getirmişlerdir.
Bu nedenle Türk Milleti’ne yakıştırılan asılsız iddialar
sonuçsuz bir çabanın ürünüdür.
Türkler gerek Balkanlar’daki,
gerek Orta Asya’daki, gerekse Ortadoğu’daki devletlerle kuvvetli
tarihsel bağlarla birbirine bağlıdır. Bölgede modern, akılcı,
milliyetçi ve güçlü bir yönetime ihtiyaç olduğu açıktır. Bu
görevde ehliyet sahibi olan yegane millet ise Türk Milleti’dir.
Bu şekilde kurulacak güçlü bir birlikteliğin NATO’dan da,
AB’den de daha güçlü olacağı açıktır. Böyle bir sistemde Ermenilerin
de, Yahudilerin de, Filistinlilerin de rahat edeceği tarihle
sabit bir gerçektir.
|